9 MART – DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NÜN ERTESİ

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü geride bıraktık. Peki, dünden bugüne hayatında herhangi bir değişiklik olan var mı? Cevapları yoruma alalım. 🙂

Şu an milyonlarca kadın 2 gün önce nasılsa bugün de hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar. Hiç bir değişiklik olmadan… Oysa ki daha dün, üyesi olduğumuz her mecrada, değiştirdiğimiz her televizyon kanalında, baktığımız her duvarda kadınlar vardı. Hepsinin mesajı aynıydı. “Güçlüsün! Yapabilirsin!”

Yaşadığımız ata-erkil kültürde gücünün farkında olmayan ya da farkında olup da çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkaramayan o kadar çok kadın var ki… Bazen kendi güçlerinin farkına varabilmeleri için “hatırlatma” yapmak gerekiyor.

Sen! Güçlü Kadın!

Hem erkek hem de dişi kişisine rahminde yer veren,

İçinde “insan” inşa olurken baş dönmelerine, mide bulantılarına, korkularına, tedirginliklerine yenilmeden 9 ayı tamamlayan,

Bazen saatler süren sancılarla başa çıkmaya çalışan, bazen de gözlerini bir ameliyat masasında açan kadın.

Sence sen nasıl güçsüz olabilirsin???

Silkelen! Kendine gel!

Önce kendi iç sesini bir dinle.

Kendine güven.

Bahanelerinin arkasına sığınma.

Yaparsın. Bunu kendin de biliyorsun ama biraz cesaret…

Sınırlarının dışına çıkmaktan korkma.

Birileri tarafından onaylanmayı bekleme.

Başkaları için sözüm ona “ideal kadın” olmaya çalışma.

Sana yıllardır öğretilen rollerinin dışına çık.

Erkeklerin zorbalıklarına karşı sesini çıkar. Dünyayı yerinden oynat.

Mesela sadece “yaşın geçtiği” için evlenme. Sevdiğin ve sevildiğin için evlen.

Mesela sadece “çevrendekiler istiyor” diye çocuk yapma. Toplum baskısını bir kenara at.

Annelik duygusu herkesten ve her şeyden bağımsız olarak gelir seni bulur. Bekle.

En önemlisi ne biliyor musun?

Çocuklarını cinsiyetçi yetiştirme.

Eğer ki erkek çocuğun olursa;

Senden bağımsız, kendi ayakları üzerinde durabilen, kadına değer veren, “kadının değerinin farkında olan” bir evlat yetiştir. Yetiştir ki, o da senin şu an zorbalıklarıyla başa çıkmaya çalıştığın erkeklerden biri olmasın.

Eğer ki kız çocuğun olursa;

Ayıpların, günahların, el alem ne der’lerin yerine kendi gücünün farkında olması gerektiğini öğret ona. Öğret ki kendi ayakları üzerinde durmayı bilsin. Öğret ki senden aldığı cesaretle daha sağlıklı bireyler yetiştirebilsin.

Gerçekten yap bunları… Çünkü, kadınların başrolde olduğu onca acının, onca şiddetin, onca kaybın önüne geçmenin tek yolu yine sensin.

Günümüz “kadın haklarını” savunmak zorunda olarak geçiyor…. Yap ki gelecekte de devam etmesin.

Sevgili erkekler…

Eğer daha mutlu, daha huzurlu, daha eğlenceli bir hayat istiyorsanız öncelikle annenizi, eşinizi, kız kardeşinizi mutlu ediniz.

Öyle bir kısır döngü ki bu, ister kadın olalım ister erkek, bizim sebep olduğunuz bir mutsuzluk dönüp dolaşıp yine bizi buluyor ve biz çoğu zaman bunun farkında olmuyoruz.

Ne dersiniz? Bu “huzursuzluk döngüsünü” ilk siz kırmak ister misiniz? İsterseniz deneyin ve görün. En kötü 1 gün fazladan mutlu olmuş olursunuz. 🙂

Mocha

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: