POLLYANNA

‘Polyannacılık oynamak’

Pollyanna, karakteri bir çok filme ve  çizgi filmlere konu olmuş ve geniş kitlelere ulaşmıştır. “Pollyannacılık oynamak” diye bir deyim oluşmuş ve halk dilinde kullanılır hale gelmiştir. ‘Pollyannacılık oynamak’ deyimini toplumda kişisel gelişim kitaplarında, Adile Naşitli, Hulisi Kentmenli veya bir yığın oyuncunun oynadığı bir çok Türk filminde görmek mümkündür. 

Başrolünde Zeynep Değirmencioğlu’nun oynadığı ‘Hayat sevince güzel’ adlı Türk filmi Polyanna’yı anlatan en bilindik filmdenden biridir. Kulakların pasını silen etkileyici müzikleri ve kitaptan alıntı cümleleriyle bir çok çocuğun hafızalarında yer etmeyi başarmıştır.

Eleanor Porter’ın kitabında, Polyanna adında aşırı iyimser bir kız modeli çizer. En önemli özelliği, her türlü olumsuzluğa karşı, mutlak iyimserlikle karşılık vermektir. Pollyanna, on bir yaşında sarı saçlı daima güler yüzlü bir kızdır. Rahip olan babasının ölümünden sonra teyzesi Polly’nin yanına gider. Pollyanna’nın babasının bir rahip olması dini sembolize eder. Teyzesi Polly, 40 yaşlarında büyük bir konakta tek başına yaşayan bir kadındır. Polly teyze, Pollyanna’nın gelişinden memnun olmamasına rağmen gelişini mecburen kabul etmiştir. Polly teyze kurallara bağlı yaşayan, çevresine karşı acımasız katılığın yansımasıdır. Aslında onun bu şekilde olmasının altında yatanda yitirilmiş bir sevgidir.

Din ile bütünleştirilen karakter, iyiliğin Tanrı’dan geldiğine inandığı için, sabır ile bağdaştırılır.

Bir gün onlara gönderilen yardım sandığından koltuk değnekleri çıkar. Oyuncak bebek bekleyen Pollyanna buna üzülür fakat babası Polyanna’ya “Buna sevinmelisin; çünkü koltuk değneklerine ihtiyacın yok.” der. Bu da yaşamın akışını değiştirmeye çalışmadan, bu akış içerisinde mutlu olmayı başarmanın bir yoludur.

Pollyanna, elini değdirdiği herkesin hayatında sihirli bir değnek etkisi yaratır. Çevresine sürekli mutluluk dağıtır. Kimseyle konuşmayan ve kaba bir adam olan Harrington’a yeniden hayatı sevdirir. Hasta ve hiç bir şeyden memnun olmayan yaşlı bir kadını iyileştirir. Kasabada bir çok insanın derdine derman olmuştur. Teyzesinin de Doktor Chilton ile evlenmeye çalışmasını sağlamıştır. Tüm bunlar çocuk saflığını kullanarak zafer kazanması olarak gösterilebilir.

Daha önce bahsettiğimiz ideal çocuk figürünü bu kitapta da görmek mümkündür.

Kitapta olumsuz tek olay sanıyorum ki Pollyanna’nın sakatlanarak hayata küsmesi ve verdiği tepkidir. Bu kısımda ise yazar okuyucuyu rahatlamaya sağlamıştır. Aynı rahatlama, Pollyanna iyileştirilerek de sağlanır.

Kitap çocuk kitabı değildir.

Kitap gördüğünüz gibi sadece çocuk kitabı değildir. Aslında her yaşa hitap eder. Küçük bir çocuğun tiplemesinden aslında yetişkinlere gönderme yapılmışta sayılabilir. Yediden yetmişe herkes kitapta, kendisiyle ilgili bir pozitiflik bulabilir.

Pollyannacılık, yaşanılan tüm olumsuzluklardan olumlu bir çıkarım yapmayı gerektirir.

Bazen hayatta mutlu olmak için ‘Pollyannacılık oynamak’ gerekir.

Tüm Polyanna’lara iyi okumalar…

Latte

POLLYANNA” için bir görüş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: