Tarihi Yaşamaya Var mısın?

Bosna Hersek; Sırpların, Boşnakların ve Hırvatların bir arada yaşadığı; tarihinde birçok dram barındıran bir Balkan ülkesidir. Bağımsızlığını ilan ettikten hemen sonra Bosna Hersek, Sırplar tarafından işgale uğramıştır. Aslında ülke üç buçuk yıl süren ve binlerce insanın da hayatını kaybetmesine sebep olan savaşın izlerini taşıyor.

Buraya gitmeye karar verdiyseniz eğer buram buram tarih kokan, etkileyici sahnelerle her daim karşılaşmaya hazır olun. Gezilecek görülecek çok yer, dinlenecek çok hikaye var Bosna Hersek’te. Size tavsiyem, bir rehber eşliğinde bu tarihi şehri keşfetmeniz.

Bosna Hersek’te duyacağınız en önemli isim: Aliya İzzetbegoviç. Bosna Hersek’in kurtarılması için büyük mücadeleler veren İzzetbegoviç, bu soykırımda önemli bir role sahip.

Şimdi gelelim bu şehirde görülmesi gereken yerlere…

Başçarşı

Farklı kültürlerin bir arada yaşadığını gösteren o tarihi atmosferi Başçarşı’da göreceksiniz. Başçarşı’da tarihi yapısını asla kaybetmeyen Boşnak dükkanları başta olmak üzere; Tarihi Sebil, Saat Kulesi, Hacı Hüsrev Bey Cami, Brusa Bedesteni’ni de ziyaret edebilirsiniz.

Buraları gezerken otantik ürünlerin satıldığı dükkanlardan hediyelik eşya satın alabilir, Türk kahvesi içebilir, Boşnak böreğinin tadına bakabilirsiniz.

Rivayete göre, kentin en önemli simgelerinden biri olan Tarihi Sebil’den su içen kişi asla kentten ayrılamazmış. Sebil, savaş sırasında çok fazla hasar gördüğü için 2006 yılında eskisine en uygun şekilde restore edilmiş.

Başçarşı’da yer alan bir diğer önemli yapı Hacı Hüsrev Bey Cami’dir. Hacı Hüsrev Bey Cami, elektriği kullanan ilk cami olma özelliğine sahip olmakla beraber günümüzde hala çıplak sesle ezan okunan cami olarak da önem taşır. Cami çevresinde hamam, türbe, medrese, misafirhane gibi pek çok tarihi yapıyı da görmek mümkündür.

Vrelo Bosne Milli Parkı

Saraybosna’ya yarım saat mesafede Bosna’nın kalbi dedikleri doğa harikası. Ilıca bölgesinde bulunan tabiat parkına merkezden travmayla ulaşmak da mümkün. Bosna Nehri’nin kaynağının bulunduğu parkta yeşilin her rengi mevcut. Her daim yürüyüş yapan insanları görmek mümkün.

Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız eğer sarı ve kahverenginin objektifinize yansımasına bayılacaksınız.

Latin Köprüsü

Avusturya-Macaristan Veliahtı ve eşi 1914 yılında Saraybosna’ya gelmiş ve burada bir Sırp Milliyetçisi tarafından öldürülmüştü. İşte bu olay 1. Dünya Savaşının sebebi olarak bilinir. Bu köprü ise tüm dünyayı etkileyen bu olaya tanıklık eden bir yapıdır. Latin Köprü’sü, Milyaçka Nehrinin üzerinde bulunan, dünyanın en eski köprülerinden kabul edilir. 2004 yılında restore edilen köprü ziyaretçilerini bekliyor.

Mostar Köprüsü

Mostar, Saraybosna için tarihi bir simge. Mostar Köprüsü; Neretva üzerinde yer alan, Mostar’ı ortadan ikiye ayıran bir yapı. Mimar Sinan’ın öğrencilerinden Mimar Hayrettin tarafından yapılan köprü öyle çok beğenilmiş ki çevresindeki bölgeye de Mostar ismini vermiş. Nehrin iki farklı yakasında yaşayan Müslüman ve Hırvatları birbirine bağlayan köprü olarak tarihe geçmiştir. Bosna Hersek Savaşı sırasında saldırıya maruz kalan köprü, 1997 yılında UNESCO ve Dünya Bankası öncülüğünde yeniden inşa edilmiştir.

Not: İki ulusu birleştirmesiyle nam salan köprüye yaptığınız ziyarette, köprü üzerinden nehre atlayan insanları da göreceksiniz. Bu sizi korkutmasın; çünkü bu bir gelenek. Burada yaşayan gençler düğün öncesi cesaretlerini göstermek için buradan atlarlar.

Umut Tüneli

Saraybosna’ya adım attığınız andan itibaren yaşadığınız tarihi kokuyu en fazla yaşayacağınız yer belki de Umut Tüneli… 800 metre, tamamen insan eliyle kazılan bir tünel. “Hayat Tüneli” olarak da bilinen tünel, 4 ay 4 gün boyunca her gün 8 saat çalışmayla tamamlanmış.

Havalimanının altından geçen bu tünel, önceden bir nineye ait olan evin içerisinden kazılmış. Nine kendi eliyle askerlere yardımcı olup, evinin kapılarını açmış. 2,5 yıl boyunca dışarıdan gelen erzak, ilaç, giysi, silah ve tüm ihtiyaçlar buradan taşınmış Saraybosna’ya.

Tüneli gezdiğiniz sırada, attığınız her adımda geçmişe gidecek, o anı yaşayacaksınız.

Blagay Alperenler Tekkesi

Mostar’dan sonra 5 dakikalık bir mesafede bulunan tekke, görsel bir şölen sunuyor ziyaretçilerine. Neretva Nehrinin kollarından biri olan Buna Nehri’nin doğduğu yerde bulunuyor tekke. Tekkenin altında bulunan restoranlar, görselliği bozsa da buz gibi suyunun ve huzurun tadını çıkarmanıza engel olamayacaktır.

1465 yılında Osmanlıların eline geçen tekke, Boşnakların Müslüman olmasında da önemli rol oynamıştır. Kısa sürede yüz binlerce kişinin Müslümanlığı seçmesini sağlamıştır. Bektaşi Tekkesi adı ile kurulduktan sonra “Blagay Tekkesi” ve “Alperenler Tekkesi” adını da almıştır.

Poçitel Köyü

Bosna Hersek’te bulunduğunuz süre zarfında Türkiye ile çok fazla benzerlikleri olduğunu göreceksiniz. Gerek iklimi, gerekse doğal güzellikleri ile Karadeniz Bölgesi’ni andıran bir ülke. Poçitel; Neretva Nehri’nin hemen yanında bulunan, Osmanlıların sınır kasabasıydı. Tamamen taştan inşa edilmiş bu kentin mimari yapısı sizi büyüleyecek. Poçitel kalesine çıkıp bu muhteşem manzaranın tadını çıkarın. Tarihi, bir de orada yaşayın.

Latte

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: