“Hayvan” Sever misiniz?

Modern bir dünyada yaşıyoruz fakat sahipsiz ve başıboş hayvanlara bakış açımız hala aşırı ilkel değil mi? Bu konuda bir gelişme kaydedemediğimiz sürece asla gelişmiş bir ülke olamayacağız ne yazık ki!

Avrupa, Amerika ve birçok ülkede kedi ve köpekler resmi olarak evin bir ferdi. Eğer ki sokakta başıboş gezen bir kedi ya da köpek görürseniz bilin ki o hayvan kaybolmuştur. Kaybolmuştur fakat yine de şanslıdır; çünkü vücudundaki mikroçip sayesinde, sahibini en kısa zamanda onu bulacaktır. Bu süreçte de onu bulan kişinin evinde geçici olarak kalacaktır.

Şimdi gelelim canım ülkemize…

Yazılı kuralları hayata geçirmeyi pek bilmiyoruz. Aslında pek yazılı kural da bilmiyoruz.

Mesela kedi ve köpeklere mikroçip takılma zorunluluğu Kedi, Köpek Ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi Ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik” te açıkça mevcut. Kendimizi “Hayvansever” olarak tanımlıyoruz; fakat bunu kaçımız biliyor?

İstediğimiz zaman kedi & köpek satın alıp, bulup ya da sahiplenip evimize götürebiliyor; sıkıldığımız ya da bakımı zor geldiği zaman da sokağa bırakabiliyoruz.

Oysaki yönetmeliğe göre resmi olarak yapmamız gereken şu:

!!! Yeni bir hayvan sahibi olacağımız zaman il/ilçe müdürlüklerine başvurup hayvanın ve hayvandan sorumlu olacak kişinin kaydını yaptırmak.

!!! Kaydı yapıldıktan sonra bir veterinere götürüp mikroçip taktırmak.

!!! Sıkıldığımız zaman ise sokağa bırakmak yerine hayvan bakım merkezlerine ya da başka bir hayvansevere medeni bir şekilde teslim etmek; fakat bu değişikliği il/ilçe müdürlüklerine bildirmeyi atlamadan…

Peki sokaktaki hayvanlara karşı ne kadar hayvanseveriz?

Sokakta yaşayan bir kedi veya bir köpek ne yer, ne içer? Aç mı, tok mu? Üşür mü? Canı acır mı? Sevgiye ihtiyacı var mı? Düşünüyor muyuz? Ya da onlarla empati kuruyor muyuz?

Birçoğumuz için cevap “Evet.”

Birçoğumuz için ise iç ses “Hayır”, dil “Evet”.

Yazık!

Sokakta gördüğümüz yaralı bereli, araba çarpmış bir hayvanı görmemezlikten gelmek…

Aç olduğu için yanına gelen bir hayvana “Hoşt”, “Pist” demek…

Bir insan tarafından fiziksel şiddet görmüş ya da istismara uğramış hayvandan haberdar olup susmak, hiçbir şey yapmamak…

Çok yazık!

Biz vicdan yoksunu insanlar değiliz. Sadece bakıyoruz ama görmüyoruz. Çünkü görmekten korkuyoruz. Görsek vicdanımız bizi zaten yönlendirecek.

Biraz cesaret! Biraz özveri! Biraz empati!


Alkışlıyoruz!!!

İstanbul Beşiktaş Belediyesi aşırı güzel bir farkındalık örneği ile karşımıza çıktı bugün.

Sokak hayvanlarının en yoğun olduğu yerlere “Kedi ile Köpek Çıkabilir” yazılı tabelalar yerleştirdi. Şu ana kadar 26 tabela yerlerini buldu; fakat hedef 40 tabela.

Bu uygulama keşke diğer belediyeleri de harekete geçirse ve biz bu tabelaları her yerde görsek.

Aslında keşke tabelalara ve uyarılmaya hiç ihtiyacımız olmasa…

Umuyoruz ki sokağı birlikte paylaştığımız dostlarımız daha fazla beklenmedik kazalarla karşı karşıya kalmasın.


Hap Bilgiler

Yolda gördüğümüz  yaralı, sakat ve aç durumdaki hayvanları, 7/24, ALO 153 hattına bildirebilirsiniz. Aradığınızda “beyaz masa“yı tuşlamanız gerek.

Gerekli bilgileri verdikten sonra bulunduğunuz noktaya içinde şoför, yakalamacı ve veteriner bulunan ambulanslar ve mobil ekipler yönlendirilecek ve hayvanlara gereken müdahale edilecek.

Servis ücretsiz. Masraflar bağışlarla karşılanıyor.

İsterseniz belediyeden onay alarak ambulansta gönüllü olarak çalışmak da mümkün.

Mocha

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: